10 Temmuz 2005 tarihinde Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında çıkan ve 58 yaşında bir kadının anne olduğunu konu eden haberde gebeliğin oluşumu ile ilgili tüm gerçekler yansıtılmamış ve insanlara boş umutlar vaat eden ve duygu sömürüsüne yönelik bir ortam oluşturulmuştur. Söz konusu haberde gebe kalan kadın kendi yumurtaları ile değil başka bir kadından alınan yumurtalar (yumurta bağışı) ile gebe kalmıştır. Haberin bu en önemli ve can alıcı noktasının saklanmış olması kısır çiftlerin büyük bir çoğunluğu arasında sanki bu kadın kendi yumurtaları ile gebe kalmış gibi algılanmış olup merkezimize 2 gün boyunca telefonlar yağmıştır.Yumurta bağışı adı verilen bu uygulama ülkemizde yönetmelikler (T.C. Sağlık Bakanlığı Mevzuatı, Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği) ile yasaklanmış olup ancak yurt dışındaki merkezlerde yapılması olanak dahilindedir. Dünya geneline bakıldığında ise Yunanistan, Slovenya, Çek Cumhuriyeti, Rusya, Belçika ve İngiltere dışındaki tüm Avrupa ülkelerinde bu uygulamaya izin verilmemektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde de yumurta bağışı serbesttir. Amerika Birleşik Devletlerinde ise yumurta bağışı ancak çok katı muayene, psikolojik değerlendirme ve bağışlayıcıların taranmalarından sonra uygulanabilmektedir.
Yumurta bağışı genelde 3 ana nedenden dolayı yapılır. Bunlarda ilki erken yaşta menopoza giren ve dolayısıyla yumurtları tükenen kadınlardır. İkincisi tekrarlayan tüp bebek uygulamalarında kötü kaliteli yumurta ve embryo geliştirip gebe kalamayan kadınlardır. Üçüncü ve dünyada etik olarak en fazla tartışma yaratan uygulama ise menopoz döneminde girmiş ve ileri yaştaki kadınları içerir. Bu kadınlarda yapılacak olan tüp bebek uygulamasının ve ardından gelecek olan gebeliğin olası çok önemli komplikasyonları olabilir. İşlemin 50 yaşın üzerindeki kadınlarda yapılması etik olarak kabul edilmektedir.
Yumurta bağışı uygulamalarında bütün dünyada bağışlayıcı sıkıntısı çekildiği bir gerçektir. Bağışlayıcılar ya yumurtalarını satan genç ve sağlıklı kadınlardır veya kendileri de tüp bebek yaptıran ve yumurtalarını paylaşmak isteyen kadınlardır. Yumurta bağışı uygulamalarında elde edilen başarı genelde kendi yumurtaları ile tüp bebek yapan kadınlara oranla daha yüksektir. Uygulamayı yaptıran kadının menopozda olması durumu değiştirmez. Yumurta bağışında başka bir kadından alınan yumurtalar kocanın spermleri ile döllendikten sonra rahime nakledilir. Bu şekilde kadın kendi genetik yapısını taşımayan bir çocuğu doğurur. Ancak yapılan psikolojik testler yumurta bağışı ile doğan bebeklerin aile içi bağlar ve anne ile olan ilişkilerinin normal bebeklerden farksız olduğunu göstermiştir.
Yumurta bağışı için öncelikle bir bağışlayıcı bulunması ve bağışlayıcının hazırlanması gereklidir. Eş zamanlı olarak alıcı da hazırlanır. Alıcının hazırlanması sırasında hap veya deriye yapıştırma şeklindeki hormon preparatları kullanılır. Bu şekilde rahim iç tabakası kalınlaştırılır ve embryoları kabul edebilir hale getirilir. Vericiden yumurtalar toplandıktan sonra kocanın spermleri ile döllenir ve 2-3 gün sonra alıcının rahmine nakledilir.